Neden Çiçeksiz Ağaçlar da Vardır?
Aslında çiçeksiz ağaç yoktur. Ama bazı ağaçların çiçekleri o kadar belirsiz ve küçüktür ki, farkına dahi varılmaz. Çiçekleri olmazsa, ağaç meyve ve tohum veremez. Tohum olmayınca da, ağacın nesli devam etmez.
Bitkiler ile ilgili merak edilen tüm sorular ve eğlenceli bilgiler.
Aslında çiçeksiz ağaç yoktur. Ama bazı ağaçların çiçekleri o kadar belirsiz ve küçüktür ki, farkına dahi varılmaz. Çiçekleri olmazsa, ağaç meyve ve tohum veremez. Tohum olmayınca da, ağacın nesli devam etmez.
Bitkilerde, tıpkı biz insanlar gibi susarlar. Susuz kaldıkları zaman kuruyup, ölürler. Çiçeklerin toprağı, çiçeğin kökleri gübreyle zenginleşen suyu çeksin diye sulanır. Bu su daha sonra saptan yukarıya doğru çıkar ve bitkiyi, çiçekleri besler.
Çiçekler renklerini taçyapraklarındaki doku boyasından alırlar. Bu doku boyaları bütün çiçekler için hep aynı değildir. Bir kısmı pembe, bir kısmı sarı, bir kısmı mor renk verir.
Çiçeklerde yavaş yavaş uçan kokulu esanslar vardır. Bunların uçucu olduğu söylenir. Kokular, böcek ve kuşları çiçeklere çeker. Bunlar da bir çiçekten bürüne uçarken, çiçeklerin meyve haline gelmesine yarayan pek değerli sarı tozu taşırlar.
Önce çiçekler yağa daldırılır. Yağ, çiçeklerin kokusunu alır ve tutar. Sonra kokulu yağ imbikte hafifçe ısıtılır. Buhar haline gelen esans imbiğin öbür gözü içinde soğutulur ve sıvı haline getirilir.
Üzümlerin yenmesine engel olacak hastalıklara karşı bağcılar salkımların üzerine yeşil renkli bir ilâç püskürtürler. Bu, bakır sülfatıdır. Üzüm için yararlıdır, ama insana dokunur. Bundan ötürü üzümü hep yıkadıktan sonra yemek gerekir.
Bitkiler de bütün canlılar gibi solunum yaparlar. Bitki, gündüzleri aldığı karbondioksiti, güneşin yardımıyla besine çevirir. Geceleri ise çıkardığı karbondioksiti havaya verir. Bu yüzden geceleri yatak odasında çiçek bulundurmak tehlikelidir
Kök saldıkları toprağın devamlı nemli kalabilmesi için, bitkileri sulamak gerekir. Ama, toprak, suyla, boğulmamalıdır. Aksi halde kökler çürüyebilir. Yani fazla su akıp gitmelidir. Bunun için de çiçek konan saksıların altı delinir.
Çiçekler, yaşlandıkları için solarlar. Yerlerini, ilerde büyüyecek ve olgunlaşacak bir meyveye bırakırlar. Sonra bu meyve da düşüp, tohumlarını toprağa serper, yeni bir bitkinin doğmasını hazırlar. Çiçeklerin çabuk solmaması için sapları suya daldırılır.
Çiçekler, gündüzleri güneş ısısının ve ışığının tadına varmak için açılırlar. Ama akşam olup da serinlik çökünce, bazı narin çiçekler soğuktan korunabilmek için tamamen kapanırlar.
Çünkü bazı kimseler yeşil zeytinden, bazı kimseler de siyah zeytin yemekten hoşlanırlar. Ama her ikisi de aynı ağacın ürünleridir. İyice olgunlaştıktan sonra sıcak salamura içine konan sıkı etli yeşil zeytinler gevşer, yağlanır ve kararırlar.
Salatalarda kullanılan yağlar, bazı bitkilerin meyve veya tohumlarından elde edilir : Zeytin, mısır, susam, yerfıstığı, ceviz ve ayçiçeği gibi. Bu tohumlar veya olgunlaşmış meyveler presten geçirilerek ezilir. Yağları süzülür, toplanır.